Rehber · 2026-07-14

Yedekler: Kimsenin Düşünmediği Sigorta

Kimse yangından sonra yangın sigortası yaptırmaz. Ancak web sitesi yedekleri söz konusu olduğunda birçok küçük işletme tam olarak bunu yapıyor: site hacklendiğinde, güncelleme her şeyi bozduğunda veya sunucu çöktüğünde akla ilk soru geliyor — aslında bir yedek var mı? Dürüst cevap korkutucu sıklıkla şöyle: hayır, ya da nerede olduğunu kimse bilmiyor. Oysa çalışan bir yedek, işletmenizin yaptırabileceği en ucuz sigortadır.

İllüstrasyon: korumalı bir kasaya yansıtılan tarayıcı penceresi — web sitesi yedeğinin simgesi

Yedekler neden BT lüksü değil

Tehdit gerçek ve yalnızca büyük şirketleri ilgilendirmiyor: Bitkom’un 2024 ekonomi güvenliği araştırmasına göre Almanya’daki şirketlerin yüzde 81’i veri hırsızlığı, casusluk veya sabotajdan etkilendi — toplam zarar 266,6 milyar euro oldu. Saldırganlar büyük isimler aramıyor; milyonlarca web sitesini otomatik tarayıcılarla tarıyorlar. Eski yazılım kullanan küçük firmalar en kolay hedef.

Ancak hackerlar tehlikelerden sadece biri. Bir web sitesini çoğu zaman sıradan şeyler yok eder: başarısız bir eklenti güncellemesi, yapılandırmadaki bir yazım hatası, yanlışlıkla silinen sayfalar, hosting sağlayıcısındaki donanım arızası veya yanlış sözleşmenin feshedilmesi. Tüm bu durumlarda tek bir ayrıntı, bir saat mi yoksa haftalar mı kaybedeceğinizi belirler: yedek.

Bir web sitesinde aslında neler yedeklenmeli

Yaygın bir yanılgı: "Site zaten hosting firmasında duruyor — onlar yedekliyordur." Bazı sağlayıcılar gerçekten yedek alır — ama çoğu zaman yalnızca kendi felaket senaryoları için: garanti yok, geri yükleme hakkı yok ve sizin erişiminiz yok. Buna güvenmemelisiniz.

Eksiksiz bir web sitesi yedeği, birbirini tamamlayan birkaç katmanı kapsar:

  • Dosyalar: temalar, eklentiler, yüklenen görseller ve belgeler
  • Veritabanı: tüm metinler, sayfalar, siparişler, form kayıtları — asıl içerik
  • Yapılandırma: sunucu ayarları, SSL sertifikaları, yönlendirmeler
  • Aynı sağlayıcıdaysa e-posta hesapları
  • Erişim bilgileri dokümantasyonu: ne nerede, kimin erişimi var?

3-2-1 kuralı: kendini kanıtlamış standart

BT güvenliğinde, Almanya Federal Bilgi Güvenliği Dairesi’nin (BSI) de önerdiği basit bir kural yerleşti: verileri düzenli olarak ve özellikle harici ortama yedekleyin. 3-2-1 kuralı somut olarak şunu söyler: verilerinizin üç kopyası, iki farklı depolama ortamında, bir kopya da farklı bir konumda.

Web sitesine çevirirsek: orijinal web sunucusunda, otomatik bir yedek hosting sağlayıcısında — ve en az bir kopya tamamen farklı bir sistemde, örneğin harici bir yedekleme deposunda veya ayrı bir bulutta. Nedeni basit: siteyle aynı sunucuda duran yedek, aynı yangında yanar. Sunucu hacklenirse veya arızalanırsa orijinal ile yedek aynı anda kaybolur.

Ne sıklıkla yedeklemeli? Doğru ritim

Cevap tek bir soruya bağlı: en fazla ne kadarını kaybetmeyi göze alabilirsiniz? Nadiren değişen bir şirket sitesi için günlük otomatik yedek fazlasıyla yeterli — en kötü durumda bir günün değişiklikleri kaybolur. Sürekli sipariş alan bir online mağazada ise veritabanı çok daha sık, bazen saatlik yedeklenmelidir.

Sıklık kadar önemli olan, birden fazla kuşağı saklamaktır. Her gece üzerine yazılan tek bir yedek, hasar ancak dört gün sonra fark edilirse işe yaramaz — bozuk sürüm çoktan yedeğe girmiştir. Kademeli saklama kendini kanıtladı: örneğin günlük yedekler iki hafta, haftalık yedekler iki ay. "Aklıma gelince" yapılan manuel yedekler strateji değil, kumardır.

Yedekleme aynı zamanda yükümlülük: DSGVO ne istiyor

Çoğu kişi veri yedeklemenin yalnızca öz koruma değil, yasal bir gereklilik olduğunu bilmiyor. DSGVO’nun (Avrupa veri koruma tüzüğü, GDPR) 32. maddesi, şirketleri "fiziksel veya teknik bir olaydan sonra kişisel verilerin erişilebilirliğini hızla geri yükleme" yeteneğine sahip olmakla yükümlü kılar. Web siteniz müşteri verisi işlediği anda — iletişim formu, online randevu, mağaza — bu sizi doğrudan ilgilendirir.

Kişisel veriler geri getirilemez şekilde kaybolursa, bu bildirim zorunluluğu olan bir veri ihlali olabilir. Çalışan ve belgelenmiş bir yedekleme konsepti, en küçük şirketin bile kanıtlayabilmesi gereken teknik ve organizasyonel önlemlerin parçasıdır.

Kritik nokta: yedek, ancak geri yüklemesi kadar iyidir

En pahalı yedekleme hatası, eksik yedek değil — kritik anda çalışmayan yedektir. Eksik arşivler, bozuk dosyalar, unutulan veritabanı şifreleri ya da basitçe: yedeğin gerçekten geri yüklenip yüklenemediğini kimse denememiştir. Bu da tam olarak işin varoluşsal hale geldiği anda ortaya çıkar.

Bu yüzden her ciddi yedekleme konseptine düzenli bir geri yükleme testi dahildir — en az üç ayda bir. Bu test aynı zamanda geri yüklemenin gerçekte ne kadar sürdüğünü gösterir: bir saatlik kesinti katlanılabilir, ama üç gün çevrimdışı kalmak birçok işletme için şimdiden kaybedilen siparişler demektir.

Kendiniz mi ilgilenirsiniz, yoksa devreder misiniz?

Teknik olarak hepsini kendiniz kurabilirsiniz: yedekleme eklentisi, harici depolama, saklama süreleri, üç ayda bir geri yükleme testi ve güncel dokümantasyon. Gerçekte ise bu, günlük koşuşturmada hep ertelenen — ve tam ihtiyaç anında eksik olan — tekrarlayan bir görevdir.

Alternatif, yedekleri bir bakım veya abonelik modeli kapsamında tamamen devretmektir. Web sitesi aboneliğimizde (ayda 79 €’dan itibaren) ayrı altyapıda günlük otomatik yedekler, izleme ve acil durumda geri yükleme zaten dahildir — sitenizin güncel bir kopyasının kimsede olmadığı bir durum söz konusu değildir. Hangi yolun doğru olduğu, zamanınıza ve iç huzur ihtiyacınıza bağlıdır. Tek bir seçenek masada değil: hiç yedek olmaması.

Sık sorulan sorular

Hosting sağlayıcımın yedeği yeterli değil mi?

+

Bir şirket sitesi ne sıklıkla yedeklenmeli?

+

Profesyonel bir yedekleme çözümü ne kadar tutar?

+

Yedekler DSGVO’ya göre gerçekten zorunlu mu?

+

Yedeğimin acil durumda çalışacağını nereden bileyim?

+

Aylık abonelikle web sitesi — 79 €/ay’dan

Özel tasarım, Almanya’da hosting, bakım ve kişisel destek tek aylık pakette.

Ücretsiz danışmanlık

← Tüm rehber yazıları